Kornea ülserlerinde tedavinin temel amacı yalnızca mevcut epitel defektini kapatmak değil, aynı zamanda sağlıklı korneal dokuyu korumak ve ilerleyici stromal hasarı kontrol altına almaktır. Özellikle melting kornea ülserlerinde (keratomalazi) proteolitik aktivitenin artması, stromal kollajen yıkımını hızlandırarak lezyonun kısa sürede derinleşmesine neden olabilir. Bu nedenle oftalmolojik değerlendirmede ülserin derinliği, stromal bütünlük, enfeksiyon bulguları, gözyaşı üretimi ve eşlik eden oküler hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir. Tedavi planına göre nekrotik veya gevşek dokuların uzaklaştırılması amacıyla korneal debridman ve uygun vakalarda yüzeyel keratektomi uygulanabilir.

Kornea yüzeyinin temizlenmesi ve stabilizasyonu, özellikle enfekte, nekrotik veya mekanik olarak instabil dokunun bulunduğu olgularda cerrahi tedavinin önemli aşamalarındandır. Debridman sırasında gevşek epitel ve yüzeysel devitalize dokular uzaklaştırılarak daha sağlıklı korneal yatağın ortaya çıkarılması hedeflenir. Daha ileri stromal tutulumda ise lezyonun derinliği ve korneal kalınlık dikkate alınarak yüzeyel keratektomi gerekebilir. Burada kritik nokta, yalnızca hastalıklı dokunun uzaklaştırılması ve kalan stromal dokunun mümkün olduğunca korunmasıdır. Cerrahi sonrasında kornea yüzeyinin mekanik travmadan korunması ve epitelizasyonun desteklenmesi amacıyla Soft Shield/bandaj kontakt lens uygulanabilir. Kontakt lens, göz kapağı hareketleri ile açıkta kalan korneal sinir uçları arasındaki mekanik teması azaltarak konfor sağlayabilir ve bazı köpeklerde epitel iyileşme süresini kısaltabilir. Ancak aktif bakteriyel enfeksiyon, belirgin keratomalazi veya yetersiz gözyaşı üretimi bulunan olgularda kontakt lens kullanımı dikkatle değerlendirilmelidir; çünkü uygun olmayan vakalarda enfeksiyon ve stromal yıkımın ilerlemesi riski söz konusu olabilir.

Sonuç olarak kornea yüzeyinin temizlenmesi, hastalıklı dokunun kontrollü şekilde uzaklaştırılması ve kornea bütünlüğünün korunması, özellikle progresif korneal lezyonların yönetiminde birbirini tamamlayan yaklaşımlardır. Soft Shield uygulaması uygun seçilmiş vakalarda korneal yüzeyi mekanik etkilerden koruyarak iyileşme sürecine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte kontakt lens uygulaması her ülser için rutin bir prosedür olarak değerlendirilmemeli; ülserin enfeksiyöz karakteri, stromal kayıp, gözyaşı filmi ve cerrahi sonrası kornea stabilitesi birlikte değerlendirilmelidir. Güncel çalışmalar, özellikle köpeklerde spontan kronik korneal epitel defektleri sonrasında bandaj kontakt lens kullanımının iyileşme süresini azaltabileceğini göstermektedir. Bu nedenle ayrıntılı biyomikroskopik değerlendirme, uygun cerrahi teknik ve düzenli postoperatif kontroller; görme fonksiyonunun ve gözün anatomik bütünlüğünün korunmasında temel unsurlardır.