Melting kornea ülseri, kedi ve köpeklerde korneanın hızla ilerleyen ve gözün anatomik bütünlüğünü tehdit edebilen ciddi hastalıklarından biridir. Özellikle kornea apsesi eşlik ettiğinde enfeksiyon ve doku yıkımı kısa sürede derinleşebilir. Gözde bulanıklık, akıntı, kızarıklık, ağrı, gözünü kapatma veya ışığa karşı hassasiyet gibi belirtiler görülebilir. Melting ülserlerde kornea dokusunun erimesi yalnızca yüzeysel bir problem değildir; ilerleyen vakalarda kornea incelmesi ve perforasyon gelişerek gözün kaybedilmesine kadar varabilen sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle şüpheli kornea lezyonlarının veteriner oftalmoloji açısından gecikmeden değerlendirilmesi büyük önem taşır.
İlerlemiş melting kornea ülseri ve kornea apsesi bulunan olgularda tedavinin amacı enfeksiyonu kontrol altına almak, nekrotik dokuyu uzaklaştırmak ve korneanın mekanik bütünlüğünü mümkün olduğunca korumaktır. Olgunun derinliği ve yaygınlığına göre kornea debridmanı uygulanarak enfekte ve nekrotik dokular temizlenebilir; gerekli durumlarda keratektomi ile hastalıklı kornea tabakaları uzaklaştırılır. Ardından kornea yüzeyi temizlenerek stabilize edilir ve iyileşme sürecini desteklemek amacıyla uygun koruyucu uygulamalar yapılabilir. Bu olgumuzda cerrahi debridman ve keratektominin ardından kornea yüzeyinin stabilizasyonu sağlanmış ve Soft Shield uygulanmıştır. Özellikle melting ülserlerde doku kaybının hızlı ilerleyebilmesi, tedavi kararının zamanında verilmesini kritik hale getirir.
Melting kornea ülseri ve kornea apsesi, “biraz bekleyelim” denilebilecek göz problemleri değildir. Saatler veya günler içerisinde derinleşebilen bu lezyonlarda erken oftalmolojik muayene, doğru tanı ve uygun cerrahi yaklaşım gözün korunmasında belirleyici olabilir. Gözde ani bulanıklık, yoğun akıntı, ağrı veya gözün kapalı tutulması gibi belirtiler fark edildiğinde gecikmeden veteriner hekime başvurulmalıdır. İzmir Veteriner Göz Merkezi, kornea hastalıklarının tanı ve cerrahi tedavisinde veteriner oftalmoloji deneyimi ve ileri cerrahi yaklaşımlarla göz sağlığını korumaya odaklanmaktadır. Erken müdahale, görme ve gözün anatomik bütünlüğünü koruma şansını artırabilir.